Yukarı Çık

TRABZONSPOR VE GORDİON DÜĞÜMÜ

28 Aralık 2016 Çarşamba 12:03:26
745 kez okundu.

Evet, sonunda “Sistem”in arzusu gerçekleşti. Pazartesi akşamı Avni Aker’de gördüğümüz manzara, tam da sistemin ulaşmayı istediği noktaydı. (Sistem’den kimi ya da neyi kast ettiğimizi 10 Kasım 2016 günü bu köşede yayınlanan yazımızda açıklamıştık. Arşivden bakabilirsiniz)

Neydi bu nokta? Fenerbahçe Trabzon’a gelecek, kendini zorlamadan, en ufak bir tedirginlik ve endişe yaşamadan, başına hiçbir kötü hadise gelmeden yenip güle oynaya İstanbul’a dönecek, Trabzonsporlular da bu durumu çok büyük bir tepkiyle karşılamayacak. Tıpkı diğer Anadolu şehirlerinde olduğu gibi.

Bu problem 40 yıldan fazla bir zamandır “Sistem”in canını sıkıyor, başını ağrıtıyor(du). Trabzonspor’un en kötü zamanında bile Trabzon deplasmanı Fenerbahçe için ciddi bir sıkıntıydı. Trabzonspor’un bizzat varlığı Sistem için başlı başına bir sorundur ama onu kısmetse bir başka yazıda ayrıntılı şekilde ele alırız. Biz şimdilik Fenerbahçe ile ilişki açısından durumu örnekleyelim, zaten her şey bu örneklemede görünür hale geliyor.

Fenerbahçe’nin Trabzon deplasmanında 90 dakikanın neredeyse tamamını kendi ceza alanı içinde geçirip, zaman dolsun diye topu Boztepe’ye yolladığı, bir puan aldığı zaman da şampiyon olmuş gibi sevindiği günlerden bu noktaya nasıl gelindi?

Elbette “Sistem” bunun için çok çalıştı, bir hayli çaba sarf etti ama ondan başka türlüsü beklenemezdi, çünkü Trabzonspor’un kendi varlığı için tehdit olduğunu düşünüyordu. O halde ne yapmalı?

Birincisi, bu “Sistem” dediğimiz iradeye kendimizi anlatmaya çalışmalıyız, her şeye rağmen. O’na, Trabzonspor’dan kendini korumasına gerek olmadığını, tam tersine en çok Trabzonspor’a güvenmesi gerektiğini, o pamuklara sardığı İstanbul takımlarının kendisini zerre kadar umursamadığını anlatmalıyız. Eğer onlara güvenmeye devam ederse santim santim küçüleceğini ve pek de uzak olmayan bir gelecekte ortada “Sistem”den eser kalmayacağını izah etmeliyiz. Anlarsa ne âlâ, anlamasa kendisi bilir. Yeni bir sistem kurulur, Trabzonspor da içinde yerini alır.

İkincisi, Trabzonspor’un bu durumdan kurtulmak için gerekli ve yeterli iç dinamiklerinin mevcut olduğunu aklımızdan çıkarmamalı ve o dinamikleri verimli kullanmalı, doğru işi doğru adama yaptırmalıyız. Eğer Trabzonspor’da işin nasıl yapıldığı değil, kimin yaptığı önemli olmaya devam ederse ilerleyen zamanda karşımıza çok daha büyük bir fatura çıkacağını unutmamalıyız. Zaten biz unutsak da o dinamikler kendini hatırlatır ama bu pek de ağız tadıyla olmayabilir.

Çözülmüyorsa kılıçla…

İnsanlık tarihinin değişmez kuralıdır: Yapılması gereken bir değişiklik ya da düzenleme zamanında yapılmazsa, sonradan ya kendi kendine olur ya da başkalarının eliyle. İki ihtimalde de bu değişiklik hemen her zaman tatsız ve istenmeyen şekillerde gerçekleşir.

Top Sayın Başkan Muharrem Usta’dadır. Radikal adımları atmalı ve gerekirse Gordion Düğümü’ne kılıcı vurmalıdır. Yoksa Trabzonspor görev süresinin sonlarına doğru “meraklısı varsa buyursun” diyecek kadar şaşıranları da gördü, “Trabzonspor benimdir!” diye esip savuracak kadar kendinden geçenleri de. Hangisinin nasıl hatırlandığını da Trabzonspor ortak hafızası pek güzel gösteriyor. Hayat bir tercihler manzumesidir.

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

sanalbasin.com üyesidir

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.